Konya Hakkında

Konya Hakkında

HER ADIMDA TARİH ve MEDENİYET SAKLI: KONYA

Yemek kültürü, tarım ve ateşin ilk olarak kullanıldığı Konya, tarihi İpek Yolu’nun üzerinde, Anadolu’nun göbeğinde olması ve de XII. yy’a ışık tutan âlimleriyle ilim ve bilimin merkezinde bulunması hasebiyle eşi benzeri olmayan bir konuma sahip.

Konum ve yüz ölçümü
Konya, eski çağlardan beri yerleşim yeri olması ve de Türk uygarlıklarının ekonomik kaynağı İpek Yolu üzerindeki önemli konumu sebebiyle; önem ve itibarını tüm çağlarda korumayı başarır. Şehir, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Anadolu’nun tam ortasında bulunmasının yanı sıra bölgenin kuzeyini güneye, doğusunu batıya bağlayan kavşak noktasında yer alması sebebiyle de stratejik bir konuma sahip.

Konya ili; 38.873 km² (göller hariç) yüzölçümü ile Türkiye’nin en büyük ili olup ortalama 1016 m rakımda yer alıyor.

Konya’nın yaklaşık olarak üçte ikisi, İç Anadolu’nun yüksek düzlüklerinden oluşuyor. Ülkemizin tahıl ambarı durumunda olan düzlükler; Konya ovası, Cihanbeyli Yaylası ve Obruk yaylasından oluşuyor.

Nüfus ve ilçeleri
2015 yılı itibariyle nüfus bakımından Türkiye’nin yedinci büyük ili olan Konya’nın nüfusu 2 buçuk milyon civarında. Şehrin merkez sınırları içerisindeki Karatay, Meram ve Selçuklu merkez ilçelerine ilâve olarak Ahırlı, Akören, Akşehir, Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Cihanbeyli, Çeltik, Çumra, Derbent, Derebucak, Doğanhisar, Emirgazi, Ereğli, Güneysınır, Hadim, Halkapınar, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Karapınar, Kulu, Sarayönü, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu, Yalıhüyük ve Yunak olmak üzere toplamda otuz bir ilçesi bulunuyor.

Konya ismi: Kutsal tasvir ‘ikon’ sözcüğünden geliyor
Konya, adı eski devirlerden beri değişmeyen şehirlerinden biri. Bu ismin, “Kutsal Tasvir” anlamındaki “İkon” sözcüğüne bağlı olduğu iddia ediliyor.

Arapların “Kuniya” dedikleri güzel kent, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir daha değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşuyor…

Tarih öncesi
Konya ve çevresinde yerleşik düzen, Prehistorik (tarih öncesi) çağdan başlar. Bu çağ içinde Neolitik-Kaltolitik-Erken Bronz Çağ kültürlerinden kalıntılar mevcut. Bu çağın iskân yeri olan höyükler, Konya il sınırları içinde yer alır. Neolitik Devre (M.Ö. 7000-5500) ait buluntular, Çatalhöyük’teki arkeolojik kazılarda meydana çıkmıştır. Bugün Konya’nın il sınırları içinde yer alan Karahöyük’te, Hitit iskânı görülür.

İlk yemek kültürü, tarım ve ateş Çatalhöyük’te
Çumra Çatalhöyük, sadece ülkemizin değil, dünya ölçüsünde yemek kültürünün ilk defa başladığı, tarımın yapıldığı, ateşin kullanıldığı, yerleşik hayata geçildiği, vahşi hayvan saldırılarına karşı ortak savunmanın yapıldığı merkez olarak tanınıyor. Çatalhöyük, Neolitik; Erbaba ve Karahöyük Kalkolitik; Alaeddin tepesi ise eski tunç devri merkezleri arasında.

Konya´da Türk-İslâm döneminden önce yapılan eserler maalesef günümüze ulaşamadı. Yapılan kazılar neticesinde Hitit, Roma ve Bizans kalıntıları bulunmuyor.

Selçuklu dönemi: Başkent
1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun büyük bir kısmı ile beraber Konya da, Türk devletinin sınırları içerisine girer. Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah, 1076 yılında Konya’yı başkent yapar. 1080 yılında başkent İznik’e nakletse de Konya I. Kılıçarslan tarafından, 1097 yılında tekrar başkent olur. Konya, 1097 tarihinden 1277 tarihine kadar aralıksız Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti olarak kalır.

Osmanlı dönemi: İslâm dünyasının en önemli merkezlerinden biri
Konya, Osmanlı Devleti zamanında şöhret ve itibarını muhafaza etmeye devam eder. Fatih Sultan Mehmet Han, 1470’te imparatorluğun Rûmeli (Sofya), Anadolu (Kütahya), Rûm (Tokat) eyaletlerinden sonra 4. eyalet olarak Karaman eyaletini, merkezi Konya şehri olmak üzere kurmuştur.

Konya, İslam dünyasının önemli merkezlerinden olup, Hz. Mevlana, Şems ve Hoca Nasreddin gibi büyük düşünürlerin ve ilim adamlarının yaşadığı, Çatalhöyük, Kilistra, Sille, Alaeddin tepesi gibi tarihi ve kültürel değerlere sahip bir şehirdir.

Birbirinden değerli Selçuklu dönemi eserleri
Konya´da ayakta kalan abidelerin hepsi “Türk Çağı”nda yapıldı. Bu eserlerin başında Konya´nın sembolü sayılan Mevlânâ Müzesi gelir. Alaeddin Camii, Sahip Ata Külliyesi, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese, Kubadabad Sarayı, Zazadin Han, Obruk Han, Kızılören Han Selçuklu dönemi eserlerindendir. Selçuklu ve Beylikler dönemine ait pek çok cami, hamam, çeşme, köprü, tekke, kervansaray, hastane, su yolu ve diğer altyapı kuruluşlarına sahip bulunan Konya´da Osmanlı dönemine ait eserlerin en tanınmışı ise Sultan Selim ve Aziziye Cami´leridir.

XII. yüzyılda dünyaya ışık tutan ilim ve sanat merkezi
Konya XII. Yüzyılın ilk yarısında Sultan Alaeddin Keykûbat (1219-1236) devri ve sonrasında, dünyanın ilim ve sanat merkezlerinden biri haline gelmiştir. Türk-İslam Dünyası´nın her tarafından gelen bilim ve sanat adamları Konya´da toplanmışlardır. Bahaeddin Veled, Muhyiddin Arabî, ve Mevlânâ Celaleddin Rûmî, Sadreddin Konevî, Şemsî Tebrizî, Kadı Burhaneddin, Kadı Siraceddin, Urmemi gibi bilgin, mutasavvıf ve filozoflar kıymetli eserlerini Konya´da hazırlayarak, dünyaya ışık tutmuşlardır. “Konya´nın Altın Çağı” denilebilecek bu dönem, XIV. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir. Selimiye Camii, Yusufağa Kitaplığı, Piri Mehmet Paşa Camii, Şerafettin Camii, Kapu Camii, Hacı Fettah Camii, Nakiboğlu ve Aziziye Camileri, Şeyh Halilî Türbesi ile Konya’da bulunan mimarî eserlerinden bazılarıdır.

Konya’nın 22 tarihi ve kültürel mirası
Mevlana Müzesi, İvriz Kaya Anıtı, Meke Gölü, Klistra, Çatalhüyük, Eşrefoğlu Camisi, Nasreddin Hoca, Eflatun Pınarı, Fasıllar Anıtı, Aya Elena Kilisesi, Tınaz Tepe Mağarası, Kubad-Abad Sarayı, Köşk Kaplıcaları, Karapınar Obrukları, Tuz Gölü, İnce Minere, Karatay Medresesi, Ilgın Kaplıcaları, Alaeddin Camisi, Yer Köprü Şelalesi, Oymalı Yeraltı Şehri, Aziziye Camisi.

Konya’nın Yerleşim Birimi Olarak Tarihsel Gelişimini Etkileyen Medeniyetler;

M.Ö. 8. Yüzyıl : Hitit Medeniyeti

M.Ö. 7. Yüzyıl : Frig ve Kimmerler Medeniyeti

M.Ö. 6. Yüzyıl : Lidyalılar

M.Ö. 5. Yüzyıl : Pers Medeniyeti

M.Ö. 4. Yüzyıl : Makedonlar

M.Ö. 1. Yüzyıl : Roma Medeniyeti

M.S. 7. Yüzyıl : Sasaniler ve Müslüman Araplar

1077-1307      : Selçuklu Medeniyeti

1307-1465      : Karamanoğulları Beyliği

1465-1923      : Osmanlı Medeniyeti

1923-               : Cumhuriyet

İstiklal Harbi’nde en çok şehit veren il Konya
İstiklâl Harbinde en çok şehit veren il olan Konya, sağladığı maddî ve manevî destekle üzerine düşen görevi yapmış, ordunun ihtiyaçları Konya’da toplanarak cepheye gönderilmiş, cepheden gelen yaralı ve hastaların tedavisi burada yapılmıştır. Batı Cephesi Karargâhı Konya/Akşehir’de kurulmuş, savaş bir yıl müddetle buradan sevk ve idare edilmiştir.

Konya ekonomisi
Diğer coğrafi bölgelerimizin istikametlerinden gelen yolların Konya’da birleşmesi şehre ticari bir canlılık katmaktadır. Konya eski dönemlerden bu yana özellikle transit ticaret, maden ticareti ve kereste ticareti ağırlıklı olmak üzere, önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olagelmiştir. Sosyo-ekonomik göstergelere baktığımızda, Konya, Türkiye ortalamalarının üzerinde ve Türkiye’nin diğer illerine göre daha üst sıralarda yer almaktadır.

Konya sahip olduğu ticari ve ekonomik potansiyeli, sanayi altyapısı, zengin KOBİ varlığı, geniş tarımsal arazileri, girişimcilik kültürü, tarihi ve doğal güzelliklerinin sunduğu turizm potansiyeli ile Anadolu’nun önemli ticaret merkezleri arasında yer almaktadır.

Bir buçuk milyar doların üzerinde ihracata sahip
Bugün Konya, 1 buçuk milyar doların üzerindeki ihracatı ile Türkiye’nin en güçlü ekonomik bölgeleri arasındadır. Konya, hem ülkemizin hem de İç Anadolu bölgesinin tarım, ticaret, sanayi ve turizm cazibe merkezi olarak hinterlandındaki illere lokomotiflik görevi yapan, ülke ekonomisine ciddi katkıları bulunan bir üretim üssüdür.

Kültür ve Eğitim:
Osmanlının son döneminde Tanzimat Fermanı ile Konya’da da yenileşme hareketleri başlamış, ilk gazete 1869 yılında çıkarılmıştır. Şehir genelinde medreselerin yanında birçok ilkokul (İptidaî), öğretmen okulu (Darülmualimîn) ve ortaokul (Rüştiye) açılmıştır. İlk lise (idadi) 1889 yılında açılmış olup yine aynı yıllarda Konya Sanat Okulu, Vali Ferid Paşa tarafından hizmete alınmıştır. 1908’de Hukuk Fakültesi açılmıştır. 1900 yılında Konya’daki medrese sayısı ilçeler dahil 530’a ulaşmıştır. Konya, 1898’de demiryoluna kavuşmuştur.

Cumhuriyet devrinde hızla büyüyen ve gelişen Konya, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminden kalan eserler ile bugün açık hava müzesi konumunda bir şehirdir. Dünya insanlık tarihinin en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Konya, uzun tarihî süreç içerisinde birçok medeniyetin izlerini bünyesinde taşımaktadır.

Konya hakkında görmek isteyebileceğiniz diğer bir haberimiz;

Konya El Yazması Eserler Kütüphanesi

Ayrıca youtobe kanalımıza abone olarak Konya hakkındaki etkinliklerden haberdar olabilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCkPFXd5HAvv9p19zw81mO7w?view_as=subscriber