Semazenler Ne Yapıyor ?

Semazenler Ne Yapıyor ?

Semazenler Ne Yapıyor ?

Semazenlerin belirli kurallar çerçevesinde yaptıkları hareketlerin manalarını bilerek izlemek, semayı daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Sema törenleri, yaşattığı manevi haz dolayısıyla izleyenleri adeta büyülü bir atmosfer içine sürüklüyor. Bunun nedeni ise her bir adımında farklı bir mana barındıran sema ibadetinin hikmeti. Başta postnişin olmak üzere tüm semazenler ve mutrıb heyeti, ruh olarak kendilerini hazırlayıp giriyorlar sema ayinine. Bunun için öncelikle abdestlerini alıp vakit namazlarını kılıyor ve ardından feyz almak amacıyla dua ediyorlar Yaratan’a.

Mevlana Hazretleri selamlanıyor

Sema töreni ilk olarak, semazen ve mutrıb heyetinin, semahanedeki kırmızı renkli posta selam verip yerlerini almasıyla başlıyor. Buradaki kırmızı post, kemal ve manevi olgunluk rengini ifade ettiği için en üst yani Mevlana Hazretleri’nin makamını temsil ediyor. Postnişin ise bu makamı temsil maksadıyla ayinde yer alıyor. Diğer bir rivayete göre de Hz. Mevlana ikindi vakti, güneş batım kızıllığında dünyaya gözünü yumduğundan, bunu temsilen postun renginin kırmızı olduğu söyleniyor.

Ney, kulun diriltilmesini simgeliyor

Semazenler ve mutrıb ekibinin ardından postnişin de semahaneye giriyor ve yeri öpüp onunla görüşüyor. Ardından bütün semazenler de aynı anda yere selam vererek yerle görüşüyor. Ve herkes yerine oturduktan sonra naathan, naat-ı şerif’i okumaya başlıyor. Bu naat, güftesini Mevlana hazretlerinin hazırladığı peygamber efendimize yapılan bir methiye. Ardından ney taksimi başlıyor. Bu Ney ise Cenâb-ı Hakk’ın insanı çamurdan yarattıktan sonra kendi ruhundan üfleyerek diriltmesini simgeliyor.

‘Cânın câna selamı’

Sonra mutrıb heyetindeki sazendelerin yaptığı peşrev eşliğinde semazenler, postnişinin rehberliğinde semahaneyi üç defa devrediyor. Kırmızı postun önünde aynı anda öne doğru eğilerek birbirine baş keserek, selam veriyor. Buna Mukabele deniyor. Bu aynı anda ‘cânın câna selamı’nı ifade ediyor. Bu üç kez devir; Cenâb-ı Hakkı İlm’el Yakîn olarak bilişi, Ayn’el Yakîn olarak görüşü ve Hakk’el Yakîn olarak da O’na erişini sembolize ediyor.

Hırka diriliş, tennure kefen, sikke mezar taşı

Sema ayini başlar başlamaz postnişin selama duruyor. Semazenler de selam vererek hırkalarını üzerlerinden atıp beyaz tennureleriyle kalıyor. Tasavvufta Rabıtayı Mevt denilen ölümü hatırlama vardır ki; bu semazenin tefekkür ederek semaya başlamasını anlatır. Üzerindeki siyah hırkasını çıkartması kabirden kalkarak öbür dünyaya yeniden doğmasını, üzerindeki tennuresi kefeni, başındaki sikkesi ise mezar taşını hatırlatıyor ona. İşte semazen bunları tefekkür ederek sema ediyor. Ardından semazen başı postnişinin elini öpüyor. O da onun sikkesini öperek semaya izin vermiş oluyor. Ardından gelen tüm semazenler de aynı şeyi tekrarlıyor.

Semahanede dünya kelamı edilmez

Semazenbaşı semahanenin içinde semazenlerin nerede sema etmesi gerektiğini ayak hareketleriyle yürütüyor. Hiçbir şekilde dünya kelamının konuşulmadığı bu mecliste semazenler sadece semazenbaşının sol ayağını uzatması sonucu nerede yer alması gerektiğini izliyor. Mevlevî ayini, her birine selam adı verilen dört bölümden oluşuyor. Birinci selam insanın kendi kulluğunu idrak etmesi, ikinci selam Allah’ın büyüklüğü karşısında hayranlık duymasını ifade ediyor. Üçüncü selam bu hayranlık duygusunun aşka dönüşmesidir. Dördüncü selam ise insanın yaratılıştaki vazifesine yani kulluğa dönüşüdür. Çünkü İslâm’da en yüce makam kulluktur. Bu selamların ardından semazenler postun önünde karşıya geçmeden direk tutuyor. Bu esnada semazen başı ve postnişin hırkalarıyla semaya giriyor. Sonrasında da peşrev ve son taksimle birlikte postnişin postundaki yerini alıyor. Ayin bittikten sonra Kur’an-ı Kerim ve dua ile sema ayini tamamlanmış oluyor.

4 SELAMIN ANLAMI:

Dervişin kıyafeti kefeni, başındaki ise mezar taşını temsil eder. Yani o bunlarla ölmeden önce ölmeye taliptir. Semahane ise kâinattır. Sağ tarafında görünen ve bilinen madde âlemi, sol tarafında ise mana âlemi vardır.

Sema ayini her biri ayrı anlamlara sahip dört selamdan oluşur;

– Birinci selam, insanın kendi kulluğunu idrak etmesi. (Şeriat)

– İkinci selam, Allah’ın büyüklüğü ve kudreti karşısında hayranlık duyması. (Tarikat)

– Üçüncü selam bu hayranlık duygusunun aşka dönüşmesi. (Hakikat)

– Dördüncü selam ise insanın yaratılıştaki vazifesine yani kulluğa dönüşü. (Marifet)

SEMA AYİNİ TERİMLERİ:

Mutrıb: Rumuzu açan, hakikati açıklayan, ariflerin gönüllerini mamur hale getiren ve bu suretle teşvikte bulunan ve feyz ulaştıran kişiye mutrıb denir.

Semahane: Semâ yapılan yere semahane denir. Burası daire şeklindedir. Döşemesi, ayağı incitmeyecek düz tahtalarla yapılmıştır.

Post-nişin: Posta oturan demektir ki, şeyhler için bu tabir kullanılır.

Na’t-han: Arapça ve Farsça iki kelimenin birleşmesinden oluşan ve na’t okuyan anlamına gelen bir söz. Na’t-han’lar, eskiden yalnız başlarına camide cumadan önce, tekkelerde de zikir aralarında na’tlar okurlardı.

Tennure: Mevlevîlerin giydikleri kolsuz, yakası yırtmaçlı, bel tarafı kırmalı, geniş ve uzun entariye tennure denir. Tennure, “elifi nemed” ve “destegül” adlı iki parçadan meydana gelir. Tennure giyilince, bele, elifî nemed sarılır, üzerine de salta şeklinde destegül giyilirdi. Günlük ve sema törenine mahsus olmak üzere iki tür tennure vardı. Günlük olanı, diz kapağının altına, sema tennuresi de ayak bileklerine kadar uzanırdı.

Sikke: Mevlevi külahına da sikke denir. Döğme keçeden yapılan, yekpare, bal rengi yahut beyaz, bir karış dört parmak uzunluğunda, içice geçmiş iki katlı külaha denir. Sikke üzerine genellikle sarık sarılır.

  • Her Cumartesi Mevlana Kültür Merkezi’nde, saat 19.00’da Sema Gösterilerini izleyebilirsiniz.

Konya’da görmek isteyeceğiniz bir diğer müze ya da medresi için lütfen linkimizi tıklayın.

Düğün Gecesine Merhaba

Ayrıca sosyal medya kanallarından Konya’daki güncel gelişmeleri takip edebilir ve de youtobe kanalımıza abone olup bizi izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCkPFXd5HAvv9p19zw81mO7w?view_as=subscriber